Loading

Hayallerimiz Neden Gerçekleşmiyor ?

Hayallerimizi çevremize anlatmak onların gerçekleşme ihtimalini nasıl düşürür ? Bir bilimsel araştırmayla bunun nasıl gerçekleştiğine bakalım.

Kocaman hayallerinin büyüklüğünü gösteren çocuğun resmi

Hayatınızdaki hedef ve hayallerinizi başka insanlarla paylaştığınız zaman onlara erişme ihtimaliniz azalacaktır; çünkü yapılan araştırmalar onları paylaşmanın insanda motivasyon düşüklüğüne sebep olduğunu keşfetmiştir. 

Bu yazıda hedeflerinizi çevrenizle paylaşmanızın o şeyi gerçekleştirme ihtimalini nasıl azaltabildiğini örneklere anlatacağım.

İnsanlar genelde bir hedef planı yaptıklarında ya da gerçekleştirilmesi mümkün olan hayaller kurduklarında, büyük bir heyecan duyup hemen o an etrafındaki insanlarla bunları paylaşmak isterler ya da bir hedef koyduklarında bunu çevresiyle paylaştığı zaman “ Artık herkesle paylaştığım için bunu yapıp ideallerini gerçekleştirebilen biri olarak görünmek zorundayım “ yanılgısına düşerler. Oysaki durum epeyce farklıdır. 

Farklı bir örnek olarak; bazılarının işleri çok iyi gittiğinde ya da özel hayatında çok mutlu olacağı bir gelişme yaşandığında bunları çevresiyle paylaşmak ister. Peki, bu durum o hayallerimizi gerçekleştirme ihtimalimizi veya mutluluğumuzun sürekliliğini nasıl etkiler? İlk olarak bir yerlerden duymuş olabileceğiniz Halil Cibran’ın dizeleriyle başlamak istiyorum. 

“Gez ve kimseye söyleme, gerçek bir aşk hikayesi yaşa kimseye söyleme, mutlu ol kimseye söyleme; insanlar güzel şeyleri mahveder.” Peki, o güzel şeyleri mahveden gerçekten diğerleri mi yoksa ta kendiniz misiniz? Hadi bir araştırmayla bunu öğrenelim. 

Hedef konusunda dünyaca ünlü araştırmacı Prof. Peter Gollwitzer bir araştırma yapıyor. 32 tane hukuk öğrencisini bir odaya alıyor ve onlara bir anket uyguluyor. Ankette de onlara başarılı bir hakim olmak isteyip istemediklerini (hedef) ve bu amaç için ne kadar eğitim faaliyetlerine (hedefe götürecek etkinlikler) katılmak istediklerini soruyor.

Bir grup anketi dolduruyor, bir kutuya atıp, araştırmanın ikinci kısmına geçiyor. Diğer grup ise anketi doldurduktan sonra, anketi araştırmacıya veriyor. Araştırmacı ankete bakıyor ve deneğin yanıtlarını onla tartışıyor. Yani, ilk grup hedefini kimseyle paylaşmıyor, ikinci grup başka biriyle paylaşmış oluyor.

Hedef ve Çaba 

Daha sonra her iki gruba da farklı hukuk vakaları veriliyor (amaca götürecek öğrenme etkinlikleri). Acaba kim daha fazla vakayı çözmekle uğraşacak? Tahmin edilenin aksine, hedefini paylaşmayan grup vakalarla daha çok uğraşıyor. Yani, hedefe götürecek etkinliklerle daha çok ilgileniyor ve hedefe ulaşma ihtimali daha çok artıyor. Peki, neden hedefini başkalarıyla paylaşanlar, hedeflerine daha zor ulaşıyor?

Sosyal Gerçeklik 

İnsanların hayatında bir “sosyal gerçeklik (realite) ” var, bir de “fiziksel gerçeklik”. İlişkiler, düşünceler, algılar, inançlar ve kültür, sosyal gerçekliği oluşturuyor. Yani, bu gerçeklik, fiziksel dünyada değil, insanın kafasında oluşuyor. 

Normal şartlarda kişi, hedef koyduğu an, fiziksel olarak hedefine ulaşıncaya kadar bütünlük duygusunu ve başarma hazzını yaşamaz. Ancak hedefini diğer insanlara söyleyince, fiziksel gerçekliğe ulaşmasa da sosyal gerçekliğe ulaşıyor. Bundan dolayı da nispeten bir bütünlük duygusu ve başarma hazzı yaşıyor. Bu da fiziksel gerçekliğe ulaşma motivasyonunu düşürüyor.

Hedefe Ulaşmadan Alınan Keyif 

Örneğin, bir kişi arkadaşlarına “Ben kitap yazacağım.” diyor. Arkadaşları da “Wow süper fikir. Yaz da okuyalım.” diyor. Bu cümleyle, arkadaşları onu bir yazar olarak kabul etmiş (sosyal gerçeklik) oluyor. O da kendini yazar hissediyor. Bütünlük duygusunu ve başarma hazzını nispeten yaşıyor . 

Kitap yazma (fiziksel gerçeklik) motivasyonu düşüyor. Aslında olayın özü şu: beyin gerçek hedefin simülasyonunu yaşayıp keyif alınca, gerçeğini yaşamak için daha az vakit harcıyor. Sonuçta simülasyon da gerçek deneyim de beynin aynı bölümünü kullanıyor.

Hedefini Söyleyen ve Ulaşanlar 

Peki öyleyse, “Bu işi yapacağım deyince, çoğu kişi bana güldü, yapamazsın dedi” diyen ama buna rağmen hedefine ulaşan insanlara ne diyeceğiz? Zaten cümleden de anlaşılacağı gibi, bu kişiler hedeflerini söyleyince, insanlar karşı çıktığı için “sosyal gerçeklik” yaşayamıyor. Sosyal gerçekliği yaşayamadığı için de tamamlanmış hissetmiyor ve hedefi fiziksel olarak gerçekleştirmek için daha çok çalışıyor.

Sonuç olarak, hedef oluşturma sürecinde çok kişiyle konuşmalısınız ama hedefinizi oluşturduğunuz an, hedefi kendinize saklamalısınız. Bu motivasyonunuzu artıracaktır. Diğer insanlara söylerseniz de hedefinize ulaşma ihtimaliniz var tabii ki ama motivasyonunuz daha düşük olacaktır. 

Aynı araştırmadan bahseden TEDX konuşmacısı Derek Sivers' da ağzınızı kapalı tutmanız gerektiğinden bahsediyor.

Bu konuda bazı kişisel gelişim uzmanları da hedeflerinizi söyleyeceğiniz yalnızca tek bir kişi olsun diye öğüt veriyor. Güvendiğiniz ve size destek olabilecek bir kişi olursa en azından bu konuda yalnız olmadığınızı hissedersiniz. Ama yine de seçim size kalmış. 

Her şeye rağmen hayallerinden vazgeçmeyen güçlü ve azimli insanlar olmak için motivasyonunuzu yukarıda tutmaya çalışın, çünkü hiçbir zaman vazgeçenlerden bahsedilmez, hayallerinin peşinden koşanları duyar tüm insanlar. 

Mutlu ve sonsuz hayallerinizle şekillenen bir hayat diliyorum. Kendinize iyi bakın. 

Aleyna Yenigün
Standart Üye / 4 Yazı / 5,0K Okunma

Öğrenci ve Video İçeriği Üretici. Sanat, felsefe, eğitim, kişisel gelişim, sağlık ve güzel olan her şeyi konu alan içerikler üretiyorum.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST