Loading

Kitle Fonlaması Uygulamalarında Vergi Konusuna Genel Bakış ve Öneriler

Ülkemizde yasal düzenlemesi yapılan ve yakında SPK tarafından ikincil mevzuatının yayınlanacağı Kitle Fonlaması konusunda bazı vergisel düzenlemeler gerekiyor...

Kitle Fonlaması Uygulamalarında Vergi Konusuna Genel Bakış ve Öneriler

Ülkemizde yasal düzenlemesi yapılan ve yakında SPK tarafından ikincil mevzuatının yayınlanacağı Kitle Fonlaması konusunda bazı vergisel düzenlemeler gerekmektedir.

Girişimlerin erken aşamada finansal kaynak temin etmesi için önlerinin açılması memnuniyet vericidir. Peki bu sistem ile temin edilen ve edilecek kaynağın vergilendirilmesi nasıl olacak? Gerekli değişiklikler ikincil mevzuatın yayınlanması ile birlikte yapılabilir mi? Yapılmalı mı?

Şimdi gelin kitle Fonlaması modellerine göre olası vergisel durumlara bir bakalım.

Ülkemizde mevcut platformların faaliyetlerine ve SPK’nın yayınladığı taslağa bakarsak Ödül, Bağış ve Paya Dayalı Kitle Fonlaması(Hisse Bazlı) modellerini konuşmamız gerekiyor. Yine SPK’nın Paya Dayalı Kitle Fonlaması taslağını incelediğimizde; Borçlanma(Kredi) Karşılığı ve Gayrimenkul Projeleri konularına şimdilik platformların girmesi istenmiyor. Özellikle gayrimenkul pazarında oluşan proje fazlalığı ve sosyal konut projelerinin finansmanı için çok faydalı olabilecek bu sistemi devre dışı bırakılmış olması belki başta kabul edilebilir ancak gelecek dönemde platformların ve şartların da olgunlaşması ile kesinlikle her iki model de değerlendirilmesi gereken önemli konulardan.

Modellerden en kolay anlaşılabilir ve vergisel açıdan sorun teşkil etmeyecek model Bağış bazlı kitle fonlaması. Bu modeli kullanabilecek platformların sahiplerinin Yardım Toplama Kanunu’na uyumlu STK olmaları sorunları ortadan kaldırıyor. Ayrıca STK olmayan platformların da bir STK adına bir projeyi fonlamaya açmasında, proje için topladığı para karşılığında yine proje sahibi STK’nın düzenleyeceği bağış/yardım makbuzu ile belgelendirmesinde ve bir komisyon alınacaksa bir fatura karşılığında alınmasında, bu durum klasik bir ticaret uygulaması olacağından bir sakınca bulunmuyor.

Ancak Ödül ve Paya dayalı modellerde tanımlanması ve açıklanması gerekli vergisel sorunlar karşımıza çıkıyor..

Ödül Bazlı Kitle Fonlama kampanyalarında fikir, proje, buluş veya bir sebep, kampanya sahibi tarafından metin, görsel ve video gibi araçlar kullanılarak anlatılıyor. Para toplayabilmek için ise kampanyaya özgü ödüller sunmaya çalışıyor. Bu ödül bazen bir teşekkür olabildiği gibi bazen yöresel bir ürün, bazen de kampanya sahibi tarafından verilecek bir hizmet olabiliyor. Yani somut ve soyut ödüller sunuluyor. Farklı motivasyonlara sahip destekçilerden farklı tutarlarla sunulan bu ödülleri alarak talep edilen fonun belirtilen süre içerisinde toplanması amaçlanıyor. Bu yenilikçi para toplama faaliyetinde kampanya sayfasında açıklanan zamanda açıklanan fon miktarı toplanamamış ise bu tutar destekçilere aynen iade ediliyor. Bu güven verici bir durum. En azından paranızı olmayacak bir işe vermemiş oluyorsunuz.

Şimdi gelelim istediği fon miktarını istediği zamanda toplayan kampanya sahibi ne yapıyor. Elbette fonun kendisine transferini heyecanla bekliyor. Platformlar kim ne ödül aldı ise, destekçilerin irtibat bilgileri ile beraber bir liste halinde kampanya sahibine bildiriyor. Fonu da alan kampanya sahibi söz verdiği zamanda ödüllerini satın alanlara teslim ediyor. Platformlar bu durumu takip ediyor mutlaka ama bir kitle fonlamasına destekçi olarak katılan bir kişi destek olduğu projenin hayata geçememe durumunu da başta kabul ediyor. Yani aldığı ödüllerin kendisine ulaşamama durumuna hazırlıklı olması başta bir uyarı olarak kendisine bildiriliyor.

Peki yukarda anlattığımız senaryoya göre gerçekleşen durumlarda vergisel konular nasıl çözülüyor veya çözülecek? Mevzuat yönünden bir eksiklik var mı? Bu konuda yeni düzenlemeler, teşvik niteliğinde istisnalar ile bir destek verilebilir mi?

Anlattığım durumda Vergisel konunun anlaşılabilmesi için bazı soruları cevaplamamız gerekecek.
Bunlardan ilki destek ödemesi yapanın bu işlemi hangi mesleki faaliyette yaptığı (şahsi, ticari, sınai, zirai), ikincisi Platformun destekçi tarafından yapılan ödeme karşılığında vaadettiğinin ne olduğu yani bir değer içerip içermediği, üçüncüsü vaadedilen değerin yapılan ödeme ile uygunluğu orantılı olup olmadığı, dördüncüsü Kampanyanın yayınlandığı platformun bu faaliyetleri devamlılık arz edecek şekilde ve ticaret bir kapsamda yapıp yapmadığıdır. Bu sorulara verilen cevaplarla ortaya değerlendirmeye konu taraflar çıkmaktadır. Bu taraflar; platform, kampanya sahibi ve destekçidir(ödeme yapan).

Platform, muhakkak ki bu hizmeti ticari bir kazanç sağlamak için sunmuştur. Süreklilik arz ettiği gibi bu hizmeti vermek için kurulmuş bir organizasyondur. O halde vergi mükellefi olup, yapılan işte KDV doğmaktadır.

Kampanya Sahibinin ise destekçilerinden bir vaad karşılığı topladığı fon daha çok bir hibe, bağış gibi algılanmaktadır. Her ne kadar vaadettiklerini yerine getirme yükümlülüğü olsa da destek veren tarafından gerçekleştirememe durumu başta kabul edilmiştir. Ancak, kampanya sahibinin topladığı fon karşılığında mutlaka bir şey vermesi ile ticari bir organizasyona dönüşecek olmaması ve süreklilik arz etmemesi gerekmektedir. Bu durumun dışında yani; kampanya sahibinin ticari bir organizasyon olması ve süreklilik arz etmesi durumunda gelir vergisi ve haliyle KDV doğması gerekir.

Destekçiler açısından ise bu desteği şahıs veya ticari işletme olmasına göre gider yazıp, KDV indirme hakkının oluşması doğal olacaktır.

Devletin en üst seviyede dillendirdiği ve özellikle erken aşama fikir, proje ve buluş sahipleri için var olabilme anlamına gelecek kitle fonlaması ile ilgili olarak hem platformlara hem de destekçilere başlangıçta bazı vergi avantajları ve istisnaların sağlanması halkımızın kitle fonlamasına yaklaşımı güçlendirecektir. Ayrıca fon kullanıcıları için de düşük maliyetli hatta bedava bir finansal kaynak oluşturacağından toplumsal ve ekonomik etkileri görünenden çok daha büyük olacaktır.

Paya dayalı kitle Fonlaması konusunda olası vergisel konuları ise SPK tarafından asıl mevzuatın yayınlanması ve yürürlüğe girmesi sonrasında ele alacağım.

Siz de durmayın, kitle Fonlaması hareketine hemen katılın…

 

Kaynak: Hakan Yıldız, Ankara 12 Ocak 2019

 

Hakan Yıldız
Yönetici / 319 Yazı / 512,9K Okunma

1972 yılında Kayseri’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Kayseri’de tamamladıktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Turizm İşletmeciliği ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun oldu. Bir çok girişimcilik faaliyetinde bulundu ve kendi şirketlerini yönetti. 2003 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığında görev alan Yıldız, Ataköy Marina, Türk Hava Yolları ve Erdemir A.Ş. gibi şirketlerde orta düzey yöneticilik görevlerinde bulundu. 2016 yılına kadar süren Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’ndaki görevinin ardından Eltemtek A.Ş. ‘de Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.

2016 yılı Nisan ayında kamu görevlerinden ayrılarak Global Markets Turkey’i kurdu ve Norveç merkezli Global IT şirketine bir süre danışmanlık hizmeti verdi.

Şu an finans ve enerji ticareti alanlarında iki fintech şirketi yöneten Yıldız, ülkemizdeki ilk Kitle Fonlaması platformlarından biri olan fonbulucu.com’un kurucusudur. Girişimcilik ve Kitle Fonlaması üzerine bir çok  makalesi bulunmakta olup, girişimcilik ekosistemi içerisinde fonlama ve bilgilendirmeyi görev edinen Girişimci Gazetesi, Fonbulucu Invest, Fikirler Yarışıyor, Non Stop Fund gibi bir çok platformu da yönetmektedir.

Mentor, Girişimci ve Melek Yatırımcı da olan Yıldız, evli ve iki çocuk babasıdır.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST