Loading

Şirketlerin, TGB İstisna ve Ar-Ge İndirim Tutarlarından Girişim Sermayesine Yatırım Zorunluluğu

4691 sayılı Kanun hükümleri uyarınca TGB’lerdeki kurumlar vergisi istisnasından ve 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge ve tasarım indiriminden faydalanan işletmelerin, faydalandıkları bu istisna/ indirim tutarlarından belirlenen kısımları girişim sermayesi yatırımlarına aktarma zorunlulukları 2022 itibariyle başladı.

geçici foto

03.02.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapılmış idi. Ayrıntılarına aşağıda yer vereceğimiz bu değişiklikler esas olarak “4691 sayılı Kanun hükümleri uyarınca TGB’lerdeki kurumlar vergisi istisnasından ve 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge ve tasarım indiriminden faydalanan işletmelerin, faydalandıkları bu istisna/ indirim tutarlarından belirlenen kısımları girişim sermayesi yatırımlarına aktarmak zorunda” olmalarıydı. Aktarıma konu bu tutar, Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulacaktır. Zorunluluğun başlangıç tarihi ise 2022.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Vergi İstisnalarından Faydalananlar Hk.

4691 sayılı TGB Kanunu’na eklenen Ek Madde 3 ile, 1/1/2022 tarihinden itibaren geçici 2 nci madde kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılır.

Bu fıkra kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirası ile sınırlıdır.

Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması şarttır.

Aktarılmaması halinde bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde 20’si, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemez. Yani işletme istisnadan faydalanma hakkını kaybeder. Ayrıca, bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler de -geriye dönük olarak- tarh edilmekte ve ayrıca vergi ziyaı cezası da uygulanmaktadır.

Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Kapsamında İndirimlerden Faydalananlar Hk.

5746 sayılı Kanun’un 3. maddesine eklenen 14. fıkra uyarınca da 1/1/2022 tarihinden itibaren 3 üncü madde kapsamında yıllık beyanname üzerinden yararlanılan indirim tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılır.

Bu fıkra kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirası ile sınırlıdır.

Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan girişimcilere sermaye olarak konulması şarttır.

Aktarılmaması halinde, bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden indirim konusu yapılan tutarın yüzde 20’si, ilgili yılda yararlanılan Ar-Ge indirimine konu edilemez. Yani işletme indirimden faydalanma hakkını kaybeder. Ayrıca, bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler de -geriye dönük olarak- tarh edilmekte ve ayrıca vergi ziyaı cezası da uygulanmaktadır.

 

Aslıhan Kart
Yazar / 22 Yazı / 30,6K Okunma

2009 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden “Marka Hakkına Tecavüz Suçları” konulu teziyle yüksek lisans derecesi almış olup aynı üniversitede ceza hukuku alanında ekonomik suçlar üzerine doktora çalışmalarını sürdürmektedir. 2010 yılından bugüne avukatlık yapan yazar, ağırlıklı olarak ticaret hukuku, idare hukuku, girişimcilik, bilişim-finans/ ceza hukuku, fikri mülkiyet hukuku alanlarında çalışmaktadır.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST