Loading

Teknoloji Teşebbüslerinin “Öldürücü Devralmalara” Karşı Korunması

Hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiği Rekabet Kurulu tarafından çıkarılacak tebliğlerle ilan edilmektedir.

geçici foto

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, şirketler arası bazı birleşme ve devralma işlemlerinde Rekabet Kurulu’nun izni aranmakta olup bununla bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı bulunarak yasaklanmaktadır.

Hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiği ise Rekabet Kurulu tarafından çıkarılacak tebliğlerle ilan edilmektedir.

Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (Tebliğ No: 2010/4) 7. maddesinde yapılan ve 04 Mayıs 2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek olan değişiklik ile böyle bir izin halinde aranacak limitler yeniden düzenlenmiştir. Buna göre;

  1. İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yedi yüz elli milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı iki yüz elli milyon TL’yi veya
  2. Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun iki yüz elli milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun üç milyar TL’yi aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.

Bununla birlikte Tebliğ’in önceki düzenlemelerinde bulunmayan biçimde bir “Teknoloji teşebbüsleri” tanımı da getirilmiş olup “Dijital platformlar, yazılım ve oyun yazılımı, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsleri veya bunlara ilişkin varlıklar” teknoloji teşebbüsleridir. Tebliğde yine ilk defa yapılan bir düzenleme ile teknoloji teşebbüslerinin konu edildiği birleşme ve devralmalar (“Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteren veya ar-ge faaliyeti olan ya da Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunan teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına ilişkin işlemler”), yukarıda da yer verilen 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan iki yüz elli milyon TL eşiklerine tabi olmayacaktır.

Öyleyse artık hem teknoloji alanında hakim pazar gücüne sahip teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen birleşme ve devralma işlemlerinin, hem de yeni kurulan/ gelişen girişimlerin devralınması (“öldürücü devralmalar/ killer acquisitions”) işlemlerinin bildirim yükümlülüğüne tabi tutulması söz konusudur. Bunun sonucu, tüm bu işlemlerin iki yüz elli milyon TL ciro sınırı olmaksızın Rekabet Kurulu’nun incelemesine tabi olmasıdır.

Bir girişim şirketinin devri çoğu durumda başarıya ulaşmış bir “exit” olarak değerlendirilse de kimi zaman diğer bir yönden rakip şirket tarafından “yeni” bir rakibin satın alınarak piyasadan silinmesi ve gelecekteki potansiyel bir rekabetin önlenmesi sonucunu da beraberinde getirmektedir. Rekabet Kurulu da bu anlamda, ciroları henüz Tebliğ’in 7/ 1 maddesinde sayılan sınırlara gelmemiş olan bir teknoloji teşebbüsünün de devralınmasını izin kapsamına almıştır. Tebliğ’de teknoloji teşebbüsü olarak tanımlanan şirket/ girişimlerin Rekabet Kurulu’nun izni olmaksızın birleşme ve devralmaya konu edilmesi halinde, yapılan birleşme/ devralma işlemi hukuken geçersiz olmaktadır. Ayrıca 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca izne tabi birleşmelerin Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde tarafların her birine, izne tabi devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde ise sadece devralana, karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası uygulanacaktır.

Aslıhan Kart
Yazar / 22 Yazı / 30,6K Okunma

2009 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden “Marka Hakkına Tecavüz Suçları” konulu teziyle yüksek lisans derecesi almış olup aynı üniversitede ceza hukuku alanında ekonomik suçlar üzerine doktora çalışmalarını sürdürmektedir. 2010 yılından bugüne avukatlık yapan yazar, ağırlıklı olarak ticaret hukuku, idare hukuku, girişimcilik, bilişim-finans/ ceza hukuku, fikri mülkiyet hukuku alanlarında çalışmaktadır.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST