Loading

Al-Sat Yaparak Nasıl Para Kazanılır?

‘’Al 5’e, sat 5’e kalır bir şey.’’

Al, sat, kazan.

Ticaretin, akla gelen ilk kuralı al-sat yaparak para kazanmaktır. Bu konuyu sizlere anlatırken bir kısmını diğer makalelerde okuduğunuz gibi klişe bir şekilde anlatacağım. Peki haklı olarak diyeceksiniz ki, diğer makalelerdeki gibi yazacaksanız niye okuyup vakit kaybedelim. Aslında kendi hayatımın içinden, yaşadığım, zorlandığım, kaybettiğim, kazandığım, üzüldüğüm, sevindiğim her şeyden edindiğim tecrübeleri, yüzeysel olarak kısa ve öz, kendine özgü bir anlatımla kalemimin döndüğü kadar sizlere anlatmaya çalışacağım.

Al-Sat Yapmak İçin Gerekenler Nelerdir?

  • Sermaye
  • Tecrübe

Yaşamış olduğumuz dönemde para kazanmak gerçekten çok zor. ''Ekmek aslanın ağzında.'' deyimiyle büyümüş biri olarak bugün diyorum ki ''Ekmek aslanın midesinde''

Bu ne demek?

Cevap: Bu bir teşbih sanatı. Teşbihte hata olmaz. Ekmeği aslanın ağzından almayı düşünsenize ne kadar zor. Yaşadığımız dönemde artık aslanın ağzından değil, midesinden ekmeği almamız gerekiyor. Hayal edin, ağzından almak imkansızken, elimizi aslanın ağzından içeri sokup midesinden o ekmeği alacağız ve kolumuza bir şey olmayacak. Hayal etmesi bile korkunç!

''Rızkın 10'da 9'u ticarettedir.'' Hadis-i Şerif-i'ni hatırlatmak istiyorum. Ticaret zordur, ancak çok para kazanmak istiyorsanız, zengin olmak istiyorsanız ticaret yapmanız gerekiyor. Yine size al-sat ile ilgili bir söz daha örnek vermek istiyorum.

''Karnını doyurmak istiyorsan yap sat, para kazanmak istiyorsan al sat.''

Sevgili okurlar, gelelim yavaş yavaş asıl konumuza. Al-sat yaparak para kazanmak istiyorsanız;

  • Ürünleri, piyasa değerinin altında almaya çalışın
  • Ürünleri alırken defolu ve hatalı olmamasına dikkat edin
  • Sirkülasyon yapabileceğiniz ürünler seçin
  • Müşteri memnuniyetine önem verin, kalıcı olun
  • Bulunduğunuz piyasayı yakından takip edin

Günümüzde para, satarken değil, alırken kazanılıyor. Rekabetin, enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, kesinlikle malı alırken kazanırsınız. Piyasa değerinin altında aldığınız malı satarken daha az çaba harcarsınız. Ürünleri piyasa değerinin altında almak tabi ki kolay değil, piyasadaki tecrübenize bağlı, hangi ürünü nereden alacağınızı bilmeniz gerekiyor. Uyguna ürün bulan çoğu tacir, daha sonra aldıkları ürünlerin hatalı çıkmasıyla, bırakın kar elde etmeyi, ürünü satamıyor veya yok pahasına satarak zarar dahi edebiliyor. Piyasanızı yakından takip ederek, ihtiyaç olacak ürünleri önceden stok yaparak, ihtiyaç halinde dersine iyi çalışmış öğrenci gibi önden ürünlerinizi en uygun fiyatlarla piyasanın ihtiyaçlarını karşılayabilirsiniz. Ürünlerinizin arkasında durarak, kaliteyi en uygun fiyata satarak, müşteri memnuniyetini de sağlamış olursunuz. Bu da sizin piyasada kalıcı olmanızı sağlar. Sirkülasyonlu ürünler, size hem ciro yaptırır, hem müşterilerinizin ihtiyaçlarının %'desi en yüksek ürünleri sizden almasını sağlar. Gelelim en sevdiğim, alt başlık olarak kullandığım söze...

''Al 5'e , sat 5'e kalır bişey.''

Şimdi diyeceksiniz ki;

Alıp 5'e satıp 5'e ne kalır ki?

Sevgili okurlar, inanın çok şey kalır. İşte burası benim hayat tecrübem.

Mesela, 120 gün vadeyle A ürününü 100.000 TL'ye aldınız. Müşterinize nakit 100.000 TL'ye sattınız. Aldığınız paraya sattınız, nasıl para kazandınız. Anlatayım. Cebinizde ürün alırken 100.000 TL'niz yoktu. Çek verdiniz 100.000 TL. Ödeme gününüzde 120 gün sonra, bu ürünü aldığınız fiyata satarak, kendinize hem piyasa edindiniz, hem de kasanızda para yoktu artık 100.000 TL'niz var ve çeki ödemenize 120 veya 90 gününüz var. Şimdi sevgili okurlar kasada 100.000 TL var. Hadi gidelim 1000.000 TL'ye bize mal veren adamdan nakit mal alalım. Şimdi aynı malı adamdan nakit alacağımız için en az iskonto yapacak. Aynı ürünü bu sefer 90.000 TL'ye aldık. karla tekrar satış yapsak, 10.000 TL karımız var. Daha da çekin gününe var. Çekin günü gelene kadar kaç kere daha çevirirsek maddi karı o olur. Manevi karı ise sermayemize göre belli bir müşteri topluluğunun ihtiyaçlarını karşıladığımız için pastada artık kalıcı bir payımız olacaktır.

Bakın hiç kasamızda paramız yoktu, hem müşteriyi bağladık, hem de kasamızı artıya geçti. Belki okuyup da anlamayanlar vardır. Müşteriyi nasıl domine ettiğimizi. Kendi sektörümden, başımdan geçen bir olayı kısaca örnek vererek açıklayacağım. Bir gün müşteri aradı beni 10.000 adet modül led istedi. Piyasada, led konusunda bizim firmadan daha büyük fimanında daha malı gelmemişti. İthalatçı firma bunlar mallarını bekliyorlar. Bende biliyorum mallarının olmadığını, piyasayı iyi takip ettim. Uygun fiyatlarla, ithalat fiyatlarından bile uyguna piyasadan modül led topladım, sermayemin yettiği kadar. Serbest piyasa tabi, herkes herkesin müşterisine malzeme satıyor. Tabi 10.000 adet birine, 5000 adet birine, 2000 adet birine vs. ürünlerimi sattım. Benim firmamdan büyük olan ithalatçı ledlerini getirdi. Sosyal medyada, toplu mesaj gruplarında vs. paylaşım yapıyor. Fiyatları benim satış fiyatlarımdan düşük olmasına rağmen kayda değer satış yapamadı. Müşteriyi doyurduğum için satış yapmış olsa da beklentilerinin altında kaldı. 

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir nebze faydam olduysa ne mutlu.

Sağlıklı günler dilerim.

Malik ÖZBEY
Standart Üye / 3 Yazı / 2,0K Okunma

1992 yılında İstanbul'da doğdum. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dış Ticaret mezunuyum. Greenway Reklam Malzemeleri'nde firma sahibiyim. Tüm Türkiye 81 il 900 ilçeye anlaşmalı ambar ve kargoyla kaliteyi en uygun fiyatlarla müşterilerimize sunuyoruz. Evli ve 3 çocuk babasıyım.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST