Loading

Ezber Boz!

Herkes farklı olmanı bekler. Fark yaratman gerektiğini, ancak bu şekilde diğerlerinden sıyrılabileceğini söyler. 'Farklı olan, fark yaratır' inancı ile sana ezberleri boz derler. Peki 'ezber bozmak' ne demek? Hangi ezber ya da kimin ezberi bu bahsi geçen?

Gidilmişten gitme, yapılmıştan yapma, tekrara düşme. Yeni ol, yeni yap. Ezberlerini boz, aç kendini...

Farklı olmak gerçekten gerekli mi ya da farklı olmak iyi bir şey mi, fark yaratmanın farklı olmak ile alakası var mı? Tüm bu soruların cevabı aslında sende. Sen zaten farklısın. Teksin,  senden bir tane daha yok. Yani sen zaten başkasın. Peki burada bahsi geçen durum ne? İnsanlar farklı olduğunun farkında değiller aslında. 'Farklı olmak' kavramında gizli olan mana ise taklit etmemek, özgün olmak, yenilik getirmek, ilkleri yapmaktır. Tüm bu manalar için izlenecek yola dair toplumda genel tabir 'ezberleri boz' cümlesidir. Ezberi bozmak için önce o ezberi bilmek gerekir. Bu da zaten daha önce yapılmış olanı tekrar ede ede kaydetmek anlamındadır. Tekrarlar ezberi sağlar ve pekiştirir. Ama ortaya fark çıkmaz. Aynı zincirin devam halkaları olursun. 

İşte bu sebeple bu aynılıktan ve tekrar döngüsünden çıkmak gerekir. Özgünlüğe ulaşmak gerekir. Benim burada sana vurgulamak istediğim şey, toplumsal ezberleri bozmak değil. Kendi ezberini bozmak. Çünkü kendi ezberini bozarsan zaten kendinde bir fark yaratırsın ve toplumda bulunduğun zincir halkan parlar, değişir, dikkat çeker. Kelebek etkisi denilen bir harekete sebep olur ve dönüşümü, değişimi başlatırsın. 

Tüm dehalar önce kendi ezberlerini bozmuşlardır. Nasıl mı? Standart beden kullanımlarını, zihin fonksiyonlarını zorlayarak. Aslında standart olmadıklarını, zihnin ve bedenin sonsuz imkanlara sahip olduğunu fark etmişlerdir. İşte bu kendilerine yönelik ilk isyandır. Bu isyan tüm ezberlerini bozar, imkansızlığın olmadığını ve her şeyin değişken olduğunu gösterir. Bu sayede ilerlemişlerdir ve bugün her biri bir alana ilişkin deha olarak anılmaktadır. Onlar deha olmayı seçmişlerdir aslında. Her insan dehadır. Sadece kalıp içinde, ezbere yaşadıkları için bunu fark edemeden ömür tüketmiştir. 

Sen bu ömrü tüketenlerden olma. Zaman geçerken üretenlerden ol. Ömrüne, var olduğuna ilişkin farkındalığını ispat et. Akışını değiştir ve fark yarat. Şimdi bu yazıyı okurken kendine defalarca söylediğin ezber cümlelerini düşün. Hepsini bir kağıda sırala. Bu cümleleri ezber hallerinden çıkar. Farklı şekillerde nasıl kurabileceğini düşün. Sana ait yeni ve ezber olmayan cümleler kur. Fikirler bul...

İlk başta bedenin, zihnin bu yeni ezber olmayan cümlelere inanmayacaktır. Reddedecektir. İşte bu nokta kritik alan. Sabırla ve inatla karşı koyacağın, ezberlerini bozmaya devam edeceğin bir süreçtir bu. Kendine rağmen, kendinle ilerlemek... Tabiri caiz ise yaşadığın bu olacak. Kalıpları yıktığın alanlarda yeni kalıplar üretme sakın! Bu da yeni bir ezbere düşmek olur. Her daim değişim ve farklılık olmalı hayatında. Açık olmak bu demek. Kendini açmalısın.

Zihnini şaşırt. Hiç yapmam dediğin şeyleri düşün. Gerçekten yapmaz mısın, yoksa yapamaz mısın? Bunun cevabı ezber kalıplarında gizli. Cavabın hala 'yapmam' ise sorun yok. Ama 'yapamam' ise işte orada sana bilinçaltından gelen bir 'yapamazsın' ezber kalıbı var. Bu kalıbı denemeden ezbere söylüyorsun yıllardır. Bunu bozmak için 'dene'. Sonra cevabını tekrar düşün ve ver. Ezber bozmak böyle bir şeydir.

Herkes sana ezberleri boz derken, 'toplumsal yapılmışlardan' bahsediyor. Halbuki ben sana kendi ezberini boz diyorum. Çünkü zor olan ve baki kalan ezber bu. Bozduğun anda zaten farklı olan sen, daha da faklılaşacaksın ve insanlar senin farkına varacaklar. Tüm dehaların, başaranların, şu an senin de idolün olanların sırrı bu.

Millî bir sporcu bedenin ezberini bozduğu için milli bir sporcu ve bu alanda mücadele veriyor, madalyalar, başarılar kazanıyor. Aksi olsaydı yani bedeni ezberine devam etseydi zaten sporcu olamazdı. Bir başka örnek ise; obezite hastalığı olan bir kişi için yeme alışkanlığına dair vücuduna ait ezberler bozularak tedavi geliştirilmesi. Tedavi bile insandaki mevcut ezber işleyişi bozmakla gerçekleşiyor. Ezberi bozarsan değişim ve farklılık o anda başlıyor. 

Doğa kendini tekrar etmez. Her gün farklı bir gündür. Hiçbir şey aynı şekilde gerçekleşmez. Doğada ezbere olan hiçbir şey yoktur. Bilimsel bir çalışma göstermiştir ki karıncalar yuvalarına yiyecek götürürken her gün farklı bir yol ve yöntem kullanırlar. Ezbere hareket etmezler. İçgüdüsel hareket ederler. İçgüdü ise ezber değildir. Değişkendir. Duruma ve olaya ilişkin uyarıcı bir alarm sistemidir. Her zaman değişen bir alarmdır. 

Sistematik bir düzen içinde ilerleyen doğa bile ezbere hareket etmezken, sen niye ezberlerinle yola devam edesin ki? Ezberler senin engellerin. En büyük engel aslında yine sensin. O zaman engel olma daha fazla kendine. Kalıplarını yık, yıkarken yeni kalıplar yaratma. Her zaman, her şartta değişime ve dönüşüme açık ol. 

Ezber boz, kendi ezberlerini boz!... 

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 62 Yazı / 83,4K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST