Loading

OLUŞTUR-MAK!

Her şey kafanın içinde bir yerlerde biliyorum. Tüm fikirlerinin hepsini bir araya getirsen bile bir şey eksik. Çünkü hala hepsi kafanın içinde. Onları dışarı çıkarmak asıl mesele. Peki bunun yolu ne? ?

Oluşturma uzun bir yolculuk. Yolculuğun her aşamasında ne kadar bulunursanız o kadar keyifli olacak bir yolculuk. Yola ve yolculuğa dahil olun...

Hayal etmek dışarıdan görmenizi sağlar. Size bir pencere açar ve gözlerinizin önünde film gibi izlersiniz tüm hayallerinizi. Şimdi o pencereye biraz yaklaşmanızı istiyorum. Kendinizi içinde mi görüyorsunuz yoksa siz hala kendi gözünüzden mi bakıyorsun? Kısaca oyuncu mu yoksa kamera mısınız? 'Nereden çıktı şimdi bu' demeyin. Buna vereceğiniz yanıt sandığınızdan daha önemli.

Fikirlerinizi hayale dönüştürmek ilk adımdır. Her birine bir form kazandırır ve onlara hayat verirsiniz sanki. İkinci adım hayalinizi büyütmek, derinleştirmek yani ayrıntılandırmaktır. Sonra başlangıç noktasını tespit etmek gelir. Ve son kısım oluşturmak. Yani gerçekleştirmenin ilk adımı. Bu sürecin hepsi fikirlerinizin hayata geçmesine yöneliktir. Ancak ilk kısım ne kadar sağlam ise son kısım da o kadar başarılı bir adım olacaktır. Yani başlamak için hazırlık kısmınızın iyi olması gerekiyor. İşte ilk başta bahsettiğim 'oyuncu mu kamera mı' sorusu bu noktada karşımıza çıkıyor. Hayal ederken ve hayalinizi detaylandırırken oyuncu konumunda iseniz yani kendinizi dışarıdan görebiliyorsanız  önceden çekilmiş bir filminiz gibi, oluşturmaya hazırsınız demektir. Ama kamera olarak; hayalinizde siz kendinizi göremiyor, tamamen izleyici konumunda oluyorsanız bir şeyler eksik kalmış demektir. Sizi hayalinizden iten, kamera konumuna getiren şey hayalinizde kendinizi görememeniz. Peki bir insan kendi hayalinin kahramanı değil ise sonuç ne olur?

Aslında ilk sorulacak şey bu durumun nasıl mümkün olduğu olmalı. Cevap basit; şu an ki hayatınızda gizli. Siz kendi hayatınızın kahramanı değilseniz, hayalinizin de kahramanı olamazsınız. Bu da fikirlerinizin, hayallerinizin ya da başarılarınızın hep başkaları tarafından sahiplenildiğinin göstergesi olabilir. Hayatınız boyunca buna hizmet etmiş olabilirsiniz. Bulunduğunuz işte, ekip çalışmasında, hatta çocukluğunuzda oynadığınız oyunlarda bile... Bir düşünün derim, hafızanızı yoklayın. Buna daha ne kadar hizmet edeceksiniz? Karar sizin elbette ki. Ancak bana soracak olursanız; fikrinize, hayalinize ve başarılarınıza sahip çıkın. Çünkü onlar size ait. Başkaları hazıra konarak sizin gitmek istediğiniz yolculuğa bedavadan bilet buluyor, bunun farkında mısınız? İşte bu sebeple bir şeyler yarım kalıyor hayatınızda.

Oluşturmak istiyorsanız önce oluşuma dair aşamaları sahiplenmelisiniz. Kendinizi görmelisiniz hayalinizin içinde. Orada var olamazsanız, gerçekte var olmanız mümkün değil. Oluşturun! Kendinizi ve hayallerinizi birlikte düşünün. İnşa eden mimar gibi detaylandırın, ince işçilikler gösterin. Sadece size ait olduğunu gösteren, sizin eseriniz olduğunu gösteren imzalar olsun bu inşada. Girişiminizi oluşturmak için zihninizde yer alan 'enter' tuşuna basmanız gerekecek önce. Zihninizde temelini atacağınız inşa, hayale dönüşecek ve mimarlık eseriniz olacak. Sonra gerçeğe geçiş aşaması için hazır olacaksınız. Yüksek sesle 'benim fikrim, benim hayalim' deme vaktiniz gelecek ama sadece kendinize. Henüz bu sesi çok yükseltmek için erken. Gizlilik anlaşmanız bu sizin. Kendinizle yaptığınız ve yine kendinizi korumak için. Oluşturmanın en kritik aşamasıdır bu; sırların ifşa olmasına ve başlamadan birçok girişimin noktalanmasına, fikrin sona ermesine sebep olan.

Bu sepeble koşullarınız tamamlanmadan sırrınızı güvende tutun derim. Koşullar istediğiniz noktaya geldiğinde fikrinizi (fikrinizin sizin ön gördüğünüz geleceğini çok belli etmeden) yüksek sesle dile getirebilir ve duyurabilirsiniz. Artık eyleme geçtiğiniz için oluşturma aşamasını tamamlamış ve oluşturmuş oluyorsunuz çünkü. Fakat hala sırlarınız var hayallerinize dair. Unutmayın siz, hayalinizin ne kadar büyüyeceğini, sınırlarını ve varış noktasını biliyorsunuz. Dolayısı ile fikirlerinizin geleceğini ve gelecek başarılarını baltalamamak adına çok da detay vermeyin inşa ettiklerinize dair. Nasıl ettiğinizi anlatabilirsiniz ama edeceklerinizi anlatmamalısınız. Onlar sizin poliçeniz bir nevi.

Şimdi yazacaklarım da sizin için bir 'bonus' olsun. Aslında başka yazılarımda sohbetimizin konusu olacak bir bilgi ama bir kısmını söylemeden geçmek istemedim. Diğer yazıma da girizgah olmuş olur hem siz bu yazdıklarımı düşünürken. Diyelim ki işler yolunda gitmedi başarısız oldunuz. Bu başarısızlık kısmen de olabilir, komple fikrinize dair de olabilir. Bu noktada yapmanız gereken kendinize 5 dakika vermek. Bu 5 dakika üzülmek, bağırmak, dibi görmek, kızmak, sinirlenmek yani duygu patlamalarınız için. Ama 5 dakika sonra kurduğunuz alarm çaldığında her şey şu anınıza gelmeli. Yani sıfır noktasına, yeni olana, yeni başlangıçlara, geleceğe odaklanmaya gelmeli. Bu 5 dakika kuralına ilişkin daha sonra tekrar sohbet edeceğiz sizinle. Şimdilik bu kuralı uygulayarak sonuçların tadını çıkarın. Bir deneyimleyin. 

Hayallerinizi oluşturmak, kendinizi oluşturmaktır. Dolayısı ile kendinizi ne kadar yaşarsanız, hayallerinizi de o kadar yaşarsınız. Kendinizi oluşturun! İlk adım bu... Başarmak da, başaramamak da size ait. Hayatınızdan 'şuna rağmen' leri çıkarıp, 'bununla birlikte' leri getirirseniz kendinizi oluşturmada başarılı olursunuz. Bu da ikinci 'bonus bilgi' olsun sizin için. 

Haydi o zaman ne duruyorsunuz? İstediğiniz ne varsa 'Oluşturun!' 

 

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 67 Yazı / 116,2K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yaşam koçluğu, kişisel gelişim uzmanlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yapmaktayım. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST