Loading

Kendini Kodla

Beynimiz ile uyurken bile iletişim halindeyiz. Bize sürekli bir şeyler ileten görev adamı... Biz istesemesek bile bu görev adamı rutin işine devam ediyor. Peki bu iletiler aslında sizin kontrolünüzde desem?

Hayatın kodları var, bizlerinde. Bu kodların keşfi insanoğlunun kendine verdiği en büyük hediyedir.

Hayatımıza dair planlarımızı yaptığımız, hayallerimizi kurduğumuz, kararlar aldığımız yerdir, beynimiz. Sürekli bizimle iletişim halindedir. Duyu organlarımız olmasına rağmen aslında her şeyi beynimizle algılıyoruz. Beynimiz bu iletiyi anlamlandırıp bize iletiyor çünkü. Bu onun görevi, iletişim merkezimiz orası, ileti görevi ona ait. Yorulmadan, biz ölene kadar bu böyle devam ediyor. Muazzam bir görev bilinci var. Hiç dinlenmeden hatta uykumuzda bile bu ileti görevini sürdürüyor. Bu iletiyi bize dayatan bir yanı var aslında. Yani beynimiz bazı şeyleri bize dayatabiliyor. İşte bu bilgi hepimiz için çok kıymetli. Çünkü bu değişime açılan bir anahtar...

İnsan değişime kapalı değildir. Yeter ki doğru kodu beynine girebilsin. Hayatımıza yeniyi, gelişimi, değişimi çekmek istiyorsak, beynimizi kodlamamız gerekecek. Bunu ben demiyorum tüm uzmanlar, bilim insanları diyor. Bir alışkanlığı kazanmak ya da o alışkanlığı bırakmak ya da değiştirmek istiyorsanız bu kodlama sizin işinizi görecektir. 'Herkes için standart bir kod var mı?' dediğinizi duyar gibiyim. Evet var.

Örneğin; bir alışkanlığı bırakmak ya da yeni bir alışkanlık kazanmak ya da alışkanlığı dönüştürmek istiyorsanız bunun için 21 gün kodu var. İnanarak yapın ya da inanmadan yapın; bir şey 21 gün tekrar edilirse o hayatınıza yerleşir. Bir alışkanlığınızı 21 gün boyunca terk edin, gerçekten de hayatınızdan o alışkanlık çıkmış olur. Yeni bir alışkanlık edinmek içinde aynısı geçerli. Spor programları, diyet programları gibi sağlıkla ilgili alanlarda bu kodlama yaygın bir şekilde kullanılan bir durum. Bu 21 gün boyunca beyniniz, iletilerinde ısrarlı olacak, sizi rahatsız edecek ama siz irade olarak beyninize söz geçirebildiğiniz sürece o, size ayak uyduracaktır.

Bir başka kod örneğimiz ise başlayabilmeye ilişkin 5 saniye kuralı. 5' ten geriye sayarak, geri sayım sonunda bir eyleme başlayabilirseniz, o eylemi tamamlarsınız. Bundan emin olabilirsiniz. Bir görüşmeyi mi erteliyorsunuz mesela, ya da bir dosya işiniz mi var bitirmeniz gereken; bu kodlamayı deneyin. 5 saniyeden geriye sayın ve son saniyede eyleme başlayın. Eylem netice getirecektir size, sonuna kadar gitmiş olursunuz yani. Beyin bunu uzaya fırlatılan bir füze gibi hareket yani başlamak olarak algılayacaktır. Bir çeşit fırlatma mekanizması gibi harekete dair bir ileti verir, bu kod beynimize. Ben söylemiyorum; izlediği bir reklam filminde yer alan gerçek bir füze fırlatmasından yola çıkarak bunu deneyimleyen, bu kuralın yaratıcısı Mel Robbins söylüyor. 

Bir başka kod örneği ise beyni programlamak daha doğrusu beynimizin kullanım kılavuzuna göre hareket etmek. Yanlış duymadınız, hepimizin beynine ait bir kullanım kılavuzu var. Hatırlamaya, öğrenmeye, genişlemeye, odaklanmaya, kaydetmeye yönelik bir kılavuz bu. Beynimiz sonsuz çekmece sistemine sahip bir merkez. Tüm çekmeceler bir planlama dahilinde yer alıyor. Kayıt mekanizmasını arada boşaltmak gerekiyor sadece. Bu yeni bilgi akışını daha verimli hale getirmek için önemli. Beyni zorlamaya çalışmak kendimize savaş açmak anlamına geleceği için daha basit bir yol izlemek gerek. Yani kendinize bir şey yaptırmak istiyorsanız, kendinize ödüller verin. Mutlu olacağınız bir yol üzerinden iç krizlerinizi değerlendirin ve çözmeye çalışın. Beynimizin en güzel yanı bilgiye doymaması. Sizin için önemli olanlar kadar; merak ettiğiniz, sizi mutlu edecek, rahatlamanızı sağlayacak bilgilere de yönelmelisiniz. Bu iç krizlerinizi çözmeye çalışırken size motivasyon olacaktır. Öğrendikçe beyniniz akışı daha rahat sağlar. Algılarınız açılır ve ileti sistemi hem beyninizden size, hem de sizden beyninize doğru hareket eder. Yani karşılıklı bir alışveriş olur bu.

Beyni zorlama konusuna şöyle bir açıklık getirmek isterim; beyninizi ikna etme noktasında zorlamayın. Beyninizi geliştirmek, açmak, ilerletmek; sınırlarını değiştirmek, genişletmek adına zorlayın. Zorlama, iç krizlerin çözümünde tıpkı şirket krizlerinde olduğu gibi imkanlar oluşturmak, açar bulmak, krizleri fırsata çevirmek anlamında önem arz etmektedir. Bu açıdan değerlendirmek daha akıllıca olur. Yeni şeyler öğrenmek, araştırmak bu anlamda sizlere çözüm önerileri sunacaktır.

Beynimizin kullanma kılavuzundaki önemli ayrıntılardan biri de stratejik düşünme maddesi. Ne demek bu? Beynimiz düşünme eylemini her saniye içinde yapıyor zaten. Biz sadece bu eylemi bir şekilde planlayabiliriz, bunu anlatmaya çalışıyor bu madde. Nasıl mı? Strateji geliştirerek. Pramit kuralı karşımıza çıkar bu noktada. Hedefinizi bir piramit gibi düşünün. En tepesine sizin için en önemli olan şeyleri yerleştirin. Diğer basamaklara da önem sırasına göre adımlarınızı koyun. Bu hedefinizi daha net görmenize ve düşüncelerinizi daha işlevsel planlamanıza  yardımcı olacak bir tekniktir. Bu teknik sayesinde zamanı daha etkin yönetirsiniz. Stratejik düşünce sizin hedefinizle anılmanızı, siz kendinizi nereye koyduysanız insanların da sizi orada görmesini sağlayan bir kodlama olacaktır.

Sosyalleşme, gülümseme, mutlu olma da beynimizi kodlama noktasında ileti alışverişini sağlayan önemli maddelerdendir. Bunlar daha derin bir konu, psikolojinin değerlendirme alanında olan durumlardır. Ama bu konuların üzerine de düşmek gerekir, sağlıklı olmak açısından ve beynimizi yukarıda bahsettiğimiz noktalarla kodlayabilmek adına önemlidir. Bu üç konu kodlama işini kolaylaştıracak ve daha sistematik hale getirecektir. 

Tüm bu anlattıklarımızı toparlayacak olursak; ileti merkezimiz olan beynimizin bu özelliğini karşılıklı hale getirip kullanmak için kendimizi kodlamamız gerekir. Bu kodlar bizi, hayatımızı, hedeflerimizi, var olmamızı daha anlamlı hale getirecek, içerden veya dışarıdan tüm kriz anlarını başarı ile yönetebilmemizi ve bu krizlerden kendi fırsatlarımızı yaratabilmemizi sağlayacaktır.

Kendini kodlamak; kendine şans vermek demektir. Bu kendini gerçekleştirme imkanını sana sunar. Kendini gerçekleştirmek; fikirlerini, hedeflerini gerçekleştirmek anlamına gelir. O zaman, bilim insanları da dahil olmak üzere herkesin hemfikir olduğu tüm bu bahsedilen kodlama mucizesini kendine hediye etmek için ne bekliyorsun?

Haydi; 'Kendini Kodla'... 

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 58 Yazı / 78,6K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST