Loading

İçeride Değil, İçinde Ol

Bir sisteme ya da bir hayale entegre olmak yerine o sistemin yaratıcısı ya da hayalin sahibi ol. İçinde olmak, içeride olmaktan daha sana dair ve daha özgür bir durum.

İçeride olmak entegre olmaktır, içinde olmak yaratmaktır. En başta orada olmak, var olmaktır. Hayatınızın içinde olun, hayatların içerisinde değil.

Hepimiz bir yerlerdeyiz. Bir şekilde var olmaya, hayatı yaşamaya çalışıyoruz. Engeller, olumsuzluklar, başarısızlıklar kadar kolaylıklar, olumlu şeyler ve büyük başarılar da var tabii ki hayatımızda. Ne olursa olsun hep bir mücadele içindeyiz. Ama bazılarımız için koca bir boşluk, ertelemeler ve bunun sonucu olarak memnuniyetsizliğe bağlı koca bir mutsuzluk söz konusu. İçimizde tuttuğumuz fikirler, hayaller deryası taşmak üzere. Çok şey birikti, üstüne düşünüldü ama harekete geçilmedi. Peki neden? Zaman kollamak mı sadece mesele? Bir sürü zaman geçti bile. Daha niye içeride olmak için ısrar ediyoruz sistemin ve başkalarına ait dünyanın? İçerisi güvenli geliyor da ondan. Eminim hepinizin ilk cevabı bu olacaktır. 

Güvende hissetmek... Çağımızın en büyük arayışı ve koşulu. Birçok konuda değerlendirme kriterlerinde ilk sırada yer alıyor bu kavram. Peki, o zaman biz de başka bir açıdan bakalım penceremize. Güvensizlik içinde, biz güven veren olsak, güveni biz oluştursak nasıl olur? Bir güven çemberi başlatabilir miyiz? Bu sayede içinde gelişen bir şeyin, içerisine girenler zaten bu güven enerjisine bulaşmayacaklar mıdır? Kendi arayışımıza biz çare bulmalı, cevap olmalıyız belki de. Başkalarının da tüm arayışlarına cevap olmak ve örnek oluşturmak adına. 

Tereddüt çizgilerimizi kendimiz silelim. Önce kendimizi "mecburi güvenli alan" diye adlandırdığımız ve "içerideyim" diyerek bir yere dahil olmak adına iliştirdigimiz bu sistemden çıkarmalıyız hatta gerekirse söküp atmalıyız. Sonrasında özgür bir esinti esecektir önce. İlk başta üşüten ama sonrasında ferahlatan, ayaklarımızı yere bastığımızı fark ettiren bir esinti olacaktır bu. Bazılarına ilk başta bir fırtınaya kapılma korkusu hissettirebilir; ama sonrasında beklediğinizde, bunun güzel bir başlangıca giderken göstermelik bir engel olduğunu anlayacaksınız. Ardından gelen esinti ise size ve size ait olan alana tüm oluşum alanlarını getirecektir. 

Aslında başlangıçta fırtına gibi görünen bu esinti sizin yarattığınız bir durum ve engeldir. Artık bunun farkına vardığınıza göre ikinci aşamaya gelebiliriz. Güvenin içinde olarak bir alan yaratmak, hayalinizi ve fikirlerinizi hayata geçirmek bu aşamanın adı. Kendi yolunuzu bulma ve varış noktasının inşasını yapma anı. 

"Her şey karar vermekle başlar" der eskiler. İpin ucunu orada tutarsınız çünkü, gerisi de çorap söküğü gibi gelir. İşte ben de diyorum ki, karar verecekseniz eğer kendiniz için verin. İçerisinde olduğunuz sistem için değil. İçinde olduğunuz hayaliniz ve kendi hayatınız için karar verin. Burada konuya bir açıklama getirmekte fayda görüyorum; bir sistem içerisinde yer almak hayat amacınız yani zaten sizin en baştan beri hayaliniz ise size söyleyebileceğim bir şey değil bu bahsettiğim. Siz zaten yolunuzu belirlemişsinizdir. Ama bu size ait bir düşünce ve plan değil de, size dayatılmış bir durumsa bence artık karar verme zamanınız gelmiş demektir. İçeride değil, içinde olmanın zamanıdır. 

Mevzu çemberin içerisinde ya da dışarısında olmak değildir. Yani dışarısı yok aslında. İçinde olmak var. İçerisinde olmaktan vazgeçerek, içinde olup, içeriden inşa etmek var. Bu noktada kimse yalnız değildir emin olun. Sizin fikirlerinizi paylaşacak yol arkadaşlarınız olacaktır. Kimini siz kendiniz bulacaksınız, kimi de kendi gelecektir fikrinizi paylaşmaya, geliştirmeye, desteklemeye. Onları belirlerken dikkat etmeniz gereken; sizin kurtulduğunuz "içerisinde olma" durumu sebebi ile mi geldikleri yoksa içinde olmak için mi geldikleri. Bir zamanlar sizde o noktada olduğunuz için bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Belki de bu şekilde gelenlere bir uyaran niteliği taşıyabilirsiniz. Bu da verdiğiniz kararın ne kadar yerinde olduğunun ve çok yönlü sonuçlar doğurabileceğinin bir göstergesidir. Ekip; sizinle fikir paylaşan, fikirlerinizi objektif olarak ele alan ve gerekirse fikirlerinizde yer alan boşlukları doldurabilen, fikirlerinizi sahiplenen bir yapıdır. Bunun içinde içerisinde değil, en baştan içinde olmalıdır. Sizinle birlikte olmalıdır. 

Bu değişimi önce kendinizden başlatmanın ve çevrenize de bu değişim rüzgarlarını taşımanın vaktidir. İçinde olduğunuz her şey size dair, sizinle ve size aittir. İçerisinde olduklarınız ise mecburi yaptıklarınız ve sahiplendiklerinizdir. Bu koca mutsuzluk kaynağından şimdi kurtulabilirsiniz. Kısır döngünüzü kırın. İçerisinden çıkın. İçinde olduğunuz fikirlerinizi hayata geçirin. 

"Mutluluk içinde başlar" sözü ikincil olarak böyle bir anlam taşıyor olabilir yani içinde olmak her şeyin kaynağı aslında. Dünyanız size ait, hayalleriniz, fikirleriniz. Bunun alınmasına izin vermeyin. Kendi dünyanızın içinde olun. Başkalarının dünyasının içerisinde değil; tabii  eğer hedefiniz bu değilse...

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 46 Yazı / 56,9K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST