Loading

Yeni Bölüm

Başaramadın... Bir yerlerde eksik bir şey var... Yanlış giden bir durum oldu... Hata yaptın... Zarar ettin... Kaybettin... Her şey altüst oldu... Peki şimdi ne olacak?

Devam eden her şey yeniye doğru. Yeni bölüm her zaman var, her şey geçici. O nedenle kendini olumsuza da olumluya da çok kaptırma. Dengede kal ve dengede yaşa...

Bir senaryonun doruk noktasını yaşıyor olabilirsin. Daha açık konuşacak olursam; bir senaryoda ya da tiyatro metninde her şey yolunda giderken bir anda tüm bu yolunda gidenleri altüst edecek bir çatışma, düğüm ya da çıkmaz karşımıza çıkar. Zaten sırf bu çatışmadır hikayeyi izlenebilir kılan. İşte bu çatışma tırmanır tırmanır ve sonunda doruk noktasına ulaşır. O nokta çok kilit bir yerdir. Tüm heyecan ve merakın hat safhada olduğu ve finale yakın olduğunuzu anladığınız yer orasıdır. Ancak hayat tek bir senaryodan oluşmaz. Dolayısı ile birkaç saatlik film ya da oyun metni gibi olmayacaktır durum. Yani çatışmalar, düğümler doruk noktasına ulaştıktan sonra çözülmeye başlayıp bir final ile buluşma durumu söz konusu olmayacaktır. Hep bir 'yeni bölüm' söz konusu olacaktır. Hayat 'yeni bölümlerin' olduğu bir akış.

İşte senaryo ya da tiyatro metinlerinden farkı bu hayatın. Hikaye hep devam ediyor. Yarım kalan, bitmeyen bir şey her zaman karşımıza çıkıyor ve hatırlatıyor kendini. Bir zorluk çözülürken yenileri gelmeye hazırlanıyor. Ama bu artık sizi rahatsız etmeyen bir hal alabilir. Yani zorlukları, çıkmazları, düğümleri birer başlangıç olarak görebilirsiniz. 'Yeni bölüm' olarak algılarsanız şayet...

Hayatta başarısız olmak, kaybetmek, hata yapmak, zorlanmak vb. olumsuz her şey var. Ama sadece sana yok. Bu herkes için geçerli bir kural. Çünkü hayat 'başrol' oyuncusu çok olan bir senaryoya sahip. Senin başrol olduğun bir hikayenin yan rolü olan kişi, başka bir hikayenin başrolü. Sen de başka birinin başrol olduğu bir hikayede yan rolsün. Bu böyle içiçe geçmiş zincirler gibi sürüp gidiyor. Dolayısı ile hayatın olumlu ya da olumsuz anları sadece senin için geçerli değil. Herkes için geçerli bir durum. Her zaman devamlılık söz konusu. Hiçbir şey durmuyor. Sirkülasyon söz konusu...

Olumlu olan varsa, olumsuz olan da var oluyor. Başarı varsa, başarısızlık da var. Bunun tersi de doğru. Tam bir döngü. O zaman neden kendinizi çıkmazda hissediyorsunuz? Aslında bu çıkmaza kendinizi siz sokuyorsunuz. Daha açık ve madde madde gidelim isterseniz. Kafalarınızın karıştığını anlayabiliyorum. Netleştirmek için bildiklerimizin üstünden geçelim hep birlikte.

1.Hayat devamlılığı olan bir akış.

2. Olumlu olan her şey gibi olumsuz olanlar da var. 

3. Olumlu ya da olumsuz her ne oluyorsa sadece bana olmuyor, herkese oluyor. 

4.Kendi hikayemin başrolü olabilirim ama başkalarının hikayelerinde de yan rolüm aslında. 

5. Her zaman 'yeni bölüm' söz konusu. Bir durum ya da hikaye biterken yenisi başlıyor. 

Beşinci maddeyi burada biraz açmak istiyorum izninizle. 'Yeni' eskiden farklı anlamında bir kelime. Eskinin devamı değil. Eskinin başka versiyonlarla tekrarlanması demek değil. Tam tersi, eskiye karşıt bir kavram. Eskiden bağımsız ve farklı bir anlam taşıyor. Dolayısı ile hayat size yeni bir şey her zaman sunar. Sunmak zorunda. Doğası bu... Ancak siz eski ile birlikteyken yeniyi kucaklarsanız işler değişir. Eski yeniyi yutar, yeni anlamını yitirir ve kara delik haline gelen bir sürecin merkezinde kalakalırsınız. Bu noktada yapılması gereken 'yeni bölüm' başlarken yeni oyuncularla, yeni konularla, yeni pencerelerle ilerlemek. Bunun için kabulleniş, sindirme, kapatma ve ilerlemeye adım atma süreçlerinden geçmek gerekiyor. Zaten yukarıda bahsettiğimiz 3. madde kabulleniş kısmı ile ilgili. 4. madde de yeni oyuncularla ve konularla ilerleme kısmı. 2.madde sindirme ve 1. madde de kapatmaya ilişkin. Yani tüm bu maddeler sizin devam edebilmenize yönelik bir çerçeve ya da merdiven.

Hayat devam eden bir akış olduğu için içinde barındırdığı her şey de ilerlemek zorunda. Yoksa hayat sizi sisteminden çıkarır...

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Hiçbir şey sonsuza dek aynı kalamaz diye. Her şey değişir ve dönüşür. İlerlemeye programlıdır. Dolayısı ile yaşadığınız başarısızlıklar, kayıplar ya da yapılan hatalar, yanlışlar sonsuza dek sürüp gitmeyecektir. O an sizleri zorlayacak, modunuzu düşürecek, canınızı sıkacak, umudunuzu kaybettirecektir ama pes etmediğiniz müddetçe hayat sizi sisteminde tutmaya devam edecek ve yenilerle karşılaştıracaktır. Ancak pes ederseniz, başrol olmaktan çekilip yan rollerde, hikayelere iliştirilen bir hayatınız olur. Bu da bir tercih tabii ki... 

Kişisel gelişim, bireye sorular sormasını ve sorgulamasını sağlayan bir süreç. Kendinden başlayarak çevresine ve evrene doğru yayılan bir dalga boyu var bu sorgulamaların. Titreşimi var her bir sorunun. Dolayısı ile cevapları da var. Ve o cevapların da titreşimi var. Bu titreşim ağları ile ilişkiler kuruyoruz zaten, kendimizle de, başkaları ile de. Siz bir fikir geliştiriyor ya da bir adım atıyorsunuz. Bu yeni bölüm demek. Yeni bölüm; yeni eylem ve yeni frekans demek. Frekansınız ne kadar duru, açık ve şeffaf ise karşı alacağı yani temas edeceği frekanslar da o kadar duru, net ve şeffaf olacaktır. Sizin yarattığınız frekans ne ise onu size çeker. Olumlu ise olumlu, olmusuz ise olumsuz. Frekansınızı tıkayacak olan tüm eskileri temizlemeniz bu nedenle çok önemli. Çekeceğiniz frekansların niteliğini sizin oluşturduğunuz frekanslar belirliyor çünkü.

Şimdi derin bir nefes alın. Tüm bu yazdıklarımı toparlıyorum sizler için. Yani özet haline getiriyorum. Bir çeşit formül ya da reçete gibi düşünün. Hayatta başarılı olmak ya da başarılı olamamak değil mesele. Konu; olumlu ve olumsuz durumlar arasında denge tutturabilmek. Her zaman dengede kalmak. İleriye dönük, ilerlemeye dönük bir denge bahsettiğimiz. Yeniye doğru bir denge...

Bu şekilde her zaman herkes kazanabilir. Yanlış duymadınız, bu dengeye ulaşmış olan herkes kendini kazanan olarak görür zaten. Bilir ki her şey geçicidir. Kalıcı olan bir şey yok. Her şey değişir, aynı kalan bir şey yok. Süreklilik vardır ve her zaman 'yeni bölüm' başlar. Her koşulda ve şartta...

Hedefini belirle, yapmak istediğini bil, sorularını hazırla ve sor, cevaplarını sen değil, sorularının kendisi versin. İşte bu sayede ilerlersin, kazanırsın ve başarılı olursun. Kararlı olmak bu demektir. Yoksa sabit bir fikir ya da noktada kalmak değil...

Şu an hangi kısım ya da durumda olduğunuz önemli değil. 'Yeni Bölüm' başlıyor (her zaman başlar) siz ona odaklanın... 

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 66 Yazı / 94,2K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST