Loading

Şüphe Ekme!

Hayallerinize ulaşmak için çıkacağınız yolculuğa dair zihin aralığınıza şüphe tohumu girmişse, onu sakın ekmeyin. Eğer ekerseniz o yolculuktan vazgeçin. Yolculuğunuz başarısızlığa çıkacaktır çünkü. Şüphe duyuyorsan eğer, adım atma fikrine...

Fikrine güveniyorsan eğer, şüphe seninle dans edemez. Fikrini yeşert, yolculuğun fikrinle filizlensin...

Yol uzun, zorlu, çetrefilli, engellerle dolu olabilir. Ya da tam tersi su gibi duru ve kayan bir halde de olabilir. Ama durgun sular bile zaman zaman taşar ve etrafını silip süpürür. Size kimse çıkacağınız yolculuğun basit veya zor olduğunu söyleyemez. Siz bunu yola çıktığınızda zamanla görürsünüz. Önemli olan ya da üzerinde durmanız gereken konu bu kısım değil aslında. Yani yolun zor mu, kolay mı olduğu kısmı değil. Siz bu yola nasıl çıktınız? Neden çıktınız? Sonuç sizin için ne ifade edecek? Doğru sorular bunlar. Şimdi bunlara ilişkin iki paragraf başlığı açalım birlikte. İlki etrafınızdaki çok sesliler korosu, diğeri ise içinizdeki senfoni orkestrası. Onlarla kurduğunuz ya da kuracağınız ilişki üzerinden sizin yolculuğunuzu konuşacağız birlikte. 

Bu iki paragraf başlığını seçmemin nedeni bu yazımda sizinle bir kemirgenden söz edeceğiz. Bazen dıştan içe doğru gelen, bazen de içten dışa doğru hareket eden. Bu kemirgen öyle ilginç ki gelişini hissetmek bile zor. Üstelik bir tohumla başlayıp, hemen hızla filizlenebiliyor. Sonra da tüm yolculuk ziyan oluyor, zararları da cabası... Kemirgenimizin adı "Şüphe". Her ne olursa olsun ister içten ya da dışarıdan sizi ikna etmeden yani siz izin vermeden tohumu hayat bulmuyor. Can suyunu, siz ona izin verip zihninizde ekerek veriyorsunuz. Dolayısı ile işin özünde olay sizinle başlıyor, size dair ya devam ediyor ya da sizin sayenizde son buluyor. Şekli siz veriyorsunuz aslında. 

Eskilerin bir lafı var; ' Sen istemediğin müddetçe kimse seni başarısızlığa götüremez. Senin kötü olman da, iyi olman da seninle alakalı bir durum.' İşin özü her şey siz de bitiyor. Bir fikriniz ya da hayaliniz var. Buna ulaşmak için tereddütlerinizin olması elbette normal. Ancak bu tereddütler şüpheye yol verirse işte o an durumun rengi değişiyor demektir. Şüphe tüm dengeleri altüst eder. Buna dışarıdan biri sebep olabilir. İlk paragraf başlığımıza geçmenin tam zamanıdır şimdi. 

Etrafınızdaki çok sesliler korosu size bir sürü şey söylüyor olabilir. Yola çıkmadan önce fikrinizi, hedefinizi, hayalinizi ya da yolculuğunuzu anlattığınız bu insanlar sizin dostunuz, aileniz, iş ortaklarınız olabilir; sağ duyusuna inandığınız, önem verdiğiniz kısacası güvendiğiniz isimlerden oluşacaktır. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak bu koronun seslerini iyi seçmek lazım. Çok sesli olunca iyi bir dinleyici kulağı gerekiyor malum. İşte burada sizin akıl süzgeciniz, iç sesiniz, fikrinize olan inancınız devreye giriyor. Sonuçta insanlar özellikle de gerçekten yakın olduğumuz kişiler fikirlerini söylerken bizlere uyarıların bol miktarda olduğu cümleleri kurarlar çoğunlukla. Art niyetli yaklaşmıyorum kimseye yanlış anlaşılmasın, sizlerde böyle yapıyorsunuz size danışıldığında bir düşünün derim.  Dolayısı ile bu noktada zihnimize bu sesler kemirgenimizin girmesi için bir aralık oluşturabilir. Şüphe bir defa bu aralıktan girdimi, tohumları ekilmiş olur. Filizlenir ve kişiyi içten içe tüketir, hataya sevk eder, tedirginlik yaratır, güven zedelenmelerine, yanlış anlamalara ve çıkarımlara sebep olur. Bu noktada bu zihin aralığını oluşturan siz olacağınız için, şüpheyi eken siz olmuş olacaksınız. İzin veren sizsiniz çünkü. 

Şüphe daha çok şüpheyi doğurur. Bir yoldan şüphe duyuluyorsa şayet, o yola çıkmamak en akıllıca tercih olacaktır. Hata yapma riskiniz yüksek olacağı için bunu söylüyorum sizlere. Şüphe denizi çok kirli ve tehlikeli olabiliyor sonuçta. Akıl süzgeciniz, fikrinize olan inancınız, daha en başında sizin kendi kendinize söylediğiniz olası riskli durumlar ve bunlara dair çözüm önerileriniz söz konusu ise o zaman zaten sorun olmayacak, çok sesliler size duymak istediklerinizi söyleyeceklerdir sadece. Beklediğiniz cevapları alacağınız için sürpriz bir durum gelişmeyecektir. 

Gelelim ikinci paragraf başlığımıza. İçinizde yer alan senfoni orkestrası. İşte en zoru da içten gelen kemirgeni fark edebilmek. İçinizdeki orkestra ile ne kadar iletişim halinde iseniz ona göre sonuç değişecektir. Orkestranızın şefi siz olmalısınız bu durumda. Her bir enstrümanı sıraya sokmalı, giriş yerlerini belirlemeli ve müziği siz yönlendirmelisiniz. Bu sayede şüphe tohum ekmek için zihninizde bir aralık bulamayacaktır. 

Kişiyi başarısız kılan aslında işte bu şüpheler. Şüphe bazı konularda başlangıç için iyidir, beraberinde bilgiyi getirir. Bazı konularda ise konuyu daha başlamadan bitirir. O sebeple şüphe ekmek ustalık isteyen bir iş. Onunla baş etmek ise uzmanlık gerektiriyor. Siz hayallerinizi, fikirlerinizi, hedeflerinizi gerçekleştirmek üzere çıkacağınız bu yolda ister içerden ister dışardan hiç fark etmez, şüphe ekmeyin. Hatta şüpheye yer vermeyin. Eğer onun varlığını hissederseniz ya yolculuğunuza ara verin ya da tamamen yola çıkmaktan vazgeçin. 

Başarısızlığınızın mimarı olacak olan şüpheyi ektikten sonra hasadı kaldıramazsınız, tarlada kalacaktır çünkü. Başarmak için, hedefinize ulaşmak için kararlı, emin ve net olmanız gerekiyor. Bunun için öngörülerinizi açın, şüpheye yol verin...

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 39 Yazı / 47,5K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST