Loading

'Ne' Meselesi

'Ne düşünüyorsun?', 'Ne istiyorsun?', 'Ne yapıyorsun/yaptın?' ya da 'Düşüncen ne?', 'İstediğin ne?,' Yapacağın/yaptığın ne?... Hepimizin hayatında bir 'Ne' meselesi var ve cevabını bekliyor. Peki cevabınız ne?

Hayatla olmanın, hayatla akmanın kaynağı; zihnimizde her zaman akışta olan 'ne' li sorular...

Yeni başlangıçlar ya da değişim vakti geldiyse eğer 'ne' ile başlayan sorulara ve sorgulamalara başladık demektir. Aklınızda hemen 'ne' li sorular uçuşup durur. Ne düşünüyorum?, Ne istiyorum ya da istiyordum?, Ne yaptım/yapacağım ya da yapmadım? vb. Birçok soru cümlesi ile başbaşasınız demektir. Bunlara verdiğiniz cevaplar aslında sizin ne şekilde devam edeceğinizin işaretleri. Rotanızı belirleyecek olan bu cevaplar. 

Cevaplara ulaşmak zorlar hem de epeyce. Her bir cevapta yeni 'ne' li sorular gelecektir. Cevap verebildiğiniz oranda bu sürece alışır ve gidişata daha hakim olabilirsiniz. Ancak cevaplarınız dürüst olmalı. Unutmayın bunlar kendinize sorduğunuz sorular ve cevap verirken göstereceğiniz dürüstlük ve samimiyet kendinize karşı olacak. Kendinizi kandırırsanız, bedelini yine kendiniz ödersiniz. Çünkü herşey kendinizden başlar.

Kendini sorgulayabilen, eleştirebilen, kendi ile sürekli iletişim halinde olan insanlar, bu hayatta daha dirençli ve hazırlıklıdırlar. Dışarıdan gelebilecek tüm darbelere yönelik sağlam dururlar. Çünkü etraftan gelebilecek tüm fikir ve eleştirileri daha önce kendine ifade etmiştir. Bu sayade ilk acımasız darbeyi kendilerine yine kendileri indirmiş olur. Başkalarından gelecek olanlar etkisini yitirir. İşte bu sebeple bu 'ne' meselesi çok önemli. Yolda kaybolmamak, haritanızda doğru yol almak için önemli. Rotanızı şaşırtmamalısınız. Sürpriz sorular ve cevaplar olmamalı. Bu arada kendinize dürüst olmanızı vurgularken cevapsız kalabilmeyi de kastettim. Her zaman sorularınıza cevap veremeyebilirsiniz ama cevap vermek zorundasınız. Cevabınızın olmaması bu zorunluluğunuzu ortadan kaldırmıyor. İşte kendinize dürüst olacaksanız, 'cevabım yok' ya da 'bilmiyorum' şeklinde yanıtlarınız da olmalı.

Şimdi bir an için durun ve kendinize şunu söyleyin; 'Ne düşünüyorum?'

Yanıtınızı olabildiğince dürüst verin. Bir yere not etmeyi de unutmayın.

Sonra ikinci olarak kendiliğinden gelen soruyu zihninizden çıkartın; 'Ne istiyorum?'

Bu soruya olan cevabınızı da not edin. 

Üçüncü soruyu da sorun kendinize; 'Ne yapıyorum?'

Bu sorunun cevabını da not edin. 

Devamında zihin nehrinizde akan tüm 'ne' ile başlayan; geçmiş zamanlı, gelecek zamanlı ve şimdiki zamanlı sorularınızı sorun kendinize. Zihninizde akışa izin verin ve boşaltın. Bu soruların boşalması, dile getirilmiş olması bile sizi rahatlatır ve yükünüzü alır. Çünkü sorunu bulmuş, kaynağa ulaşmışsınız demektir.

Cevabı olsun ya da olmasın 'ne' meselesini içinizden çıkartıp dillendirmeniz büyük bir adım olacaktır kendiniz için. Sonunda sorunlarınızın, tıkanıklığınızın kaynağına inmiş olursunuz. Şu ana kadar yapmış olduklarınız anlam kazanır. Geleceğinizi şekillendirmeniz de bu kazanan anlamla daha sağlıklı ilerleyecektir. Zamanın ve anın farkına varmak bu. Kendinize vereceğiniz en güzel hediye.

'Ne' meselesini başkalarının hayatındaki sorunlara yönelik yardım ederken ya da başkalarını tanımaya çalışırken çokça görüyoruz. 'Ne' ile başlayan soruları onlara bolca soruyoruz. İnsanlara ayna tutuyoruz ve onların yüklerini fark etmelerini sağlıyoruz. Etrafımıza verdiğimiz bu desteği niye kendimize yapmayalım? Asıl bu soruları kendimize sormalıyız. Ya da karşımızdakine sorarken eş zamanlı kendimize de sorabiliriz. Bu da bir aydınlanma olacaktır.

Gelelim cevaplara. 'Ne' ile başlayan sorular ilk soruyu sorduğunuz andan itibaren geçmiş, gelecek ve şu ana dair olarak farklı başlık içerikleri ile artarak devam eder. Önünü alamazsınız ki almanıza da gerek yok. Tüm soruları gün yüzüne çıkartmalısınız. Sonrasında cevaplar gelecek doğal olarak. Bilmemek de bir cevap demiştik, belki de en dürüst cevap bu. Yine de cevapsız soru bırakmamaya çalışın. Boş bırakmayın çünkü size puan getirmeyecektir. Bu hayatın size sunduğu bir sınav. Soruları siz hazırlıyorsunuz. Cevapları bilmeden hazırlanmış bu soruları içinizde yıllardır biriktiriyor ve döndürüp duruyorsunuz. Şimdi bu soruları sesli olarak dillendirmenin tam zamanı. Cevaplar da peşi sıra gelecektir. Alternatifli cevaplarınız olduğunu da göreceksiniz emin olun. Siz dürüst oldukça farklı cevaplar çıkacak içinizden ve kendinizle yeniden tanışacaksınız.

İnsanoğlu belli yaş dilimlerine girerken kendisi ile yeniden tanışır. Bunu hemen fark etmez. Bu bir rutindir. 'Ne' meselesini dillendirdiği an anlamaya başlar. Farklı bir insan vardır sanki içinde çıkmayı bekleyen. Onunla tanışmanın yolu bu soruları açığa çıkartmaktır.

Hayata dair tüm başarı ve başarısızlıklarımızın altında bu 'ne' meselesi var. Kafamızda dönüp duran ama sesli olarak açığa çıkartıp cevaplamadığımız bir mesele, bir düğüm...

Büyük ya da küçük tüm şirketler, girişimler, kurumlar, devletler, toplumlar dönem dönem kendi 'ne' li sorularını kendilerine sorup, raporlayıp rotalarına yön veriyorlar. Geçmişte de bu böyleydi, şimdi de böyle. Devamlılığın sırrı burada, hayatla bir olmanın, hayat ile akmanın sırrı burada.

Siz de kendi akışınıza yön verin ya da yön çizin. Bilmediğiniz bir suda akıp gidenlerden olmayın, kaybolursunuz. Suyu bilinir hale getirmelisiniz. Bu da 'Ne Meselesi' ni çözmekten geçiyor.

Şuradan başlayabilirsiniz mesela; tüm yazı boyunca anlatmaya çalıştığımız bu 'Ne meselesi ile ilgili düşünceniz ne?'... 

Çimen AKGÜN
Standart Üye / 45 Yazı / 55,8K Okunma

25 Aralık 1985 İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. Lisansım Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olup, ilk yüksek lisansım ise Adlı Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adlı Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Kedi sahne sanatları tiyatrosunda oyuncu olarak yer almaktayım. Oyunculuk mesleğim içersinde bir çok tiyatro ve dizi içinde yer aldım. Aynı zamanda da profesyonel dans eğitmeniyim. Yazmayı çok seviyorum. Şiir yazan, şarkı sözü yazan, okuyan, araştırmacı bir kişiyim.


Yorum Yap

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

ya da üye olmadan yorum yap ve onaylanmasını bekle.
ÜST